KAPI-1
KAPI-2

Yürüyüş Bir Hayat Tarzına Dönüşüyor

Diğer Sporlar 02.06.2026 - 21:17, Güncelleme: 02.06.2026 - 21:19 265 kez okundu.
 

Yürüyüş Bir Hayat Tarzına Dönüşüyor

İyi yaşam kültürü ile aktif yaşamı birleştiren SPX, yürüyüşü bir yaşam biçimi olarak konumlandırıyor. Her kesimden insanı hareket katmaya çağıran marka, misyonunu Türkiye’nin tamamen yürüyüş odaklı ilk konsepti WALKR ile güçlendiriyor. SPX CEO’su Barış Andırınlı, WALKR’ın yeni deneyimlerin ve keşiflerin kapısını aralayan bir yaşam felsefesi olduğunu belirtiyor.
Spor ürünleri ve outdoor giyim sektörünün önde gelen markası SPX, zinde, sağlıklı ve uzun bir ömür için yürüyüşe odaklanıyor. Aktif yaşamı toplumsal tabana yaymak isteyen marka, herkesin erişebileceği en kolay sportif aktivite olan yürüyüşün potansiyelinden yararlanıyor. SPX’in yeni konsepti WALKR, bu temel üzerinde yükselirken adım atmanın fiziksel sağlığın yanında zihinsel açıdan iyi olma hâline de katkıda bulunduğunu hatırlatıyor. WALKR, yürüyüş ayakkabılarından tamamlayıcı aksesuarlara uzanan geniş koleksiyonuyla adım atmak isteyenlerin yeni buluşma noktası olarak öne çıkıyor. “Sporun ve yürüyüşün günlük rutine dönüşmesi için var gücümüzle çalışıyoruz” Sağlıklı bir toplumun birlikte atılan adımlarla mümkün olacağını söyleyen SPX CEO’su Barış Andırınlı, yürüyüşü sportif aktivitenin ötesinde görüp onu bedensel ve zihinsel dengeyi sağlayan bir yaşam biçimi olarak konumlandırdıklarının altını çiziyor. Düzenli yürüyüşün aynı zamanda diğer spor dallarına başlamak için sağlam bir zemin hazırladığını da sözlerine ekliyor. WALKR’ın yolculuğunu başlatan süreci ise şu sözlerle açıklıyor: “Dünya Sağlık Örgütü’nün kriterleri esas alındığında ülkemizdeki kadınların yaklaşık %53’ünün, erkeklerin ise yaklaşık %32’sinin fiziksel hareketlilik açısından yetersiz düzeyde olduğu görülüyor. Yeterli düzeyde fiziksel aktivitede bulunan kesim, toplumun yalnızca %25’lik kısmını oluşturuyor. Hareketsizliğin; kalp ve damar hastalıkları, diyabet, bağışıklık sistemi ve hatta ruh sağlığına dair riskleri artırdığını dikkate aldığımızda konunun önemi daha iyi anlaşılıyor. Halbuki her gün yarım saat yürüyerek bile kalp hastalıkları ve kalp krizi riskini düşürmemiz mümkündür. SPX olarak; insanları hareket etmeye, yeni deneyimler yaşamaya ve yeni keşiflerin kapısını aralamaya davet ediyoruz. WALKR’ı ise bu felsefenin yeni bir dönüm noktası olarak kabul ediyoruz. Sporun günlük rutine dönüşmesi için var gücümüzle çalışıyoruz ve Türkiye’deki hareketlilik oranını artırmak istiyoruz.” “Teknoloji bizi koltuklara, masalara ve ekranlara bağladı” Teknolojinin getirdiği olanakların hareketsizlikle ilişkisi üzerinde duran Andırınlı, oturarak geçirilen her iki saatte bir kalp hastalıkları riskinin %14, sekiz saatten uzun süre oturulduğunda ise Tip-2 diyabet riskinin %22 oranında yükselmesinin dikkate değer bir veri olduğunu söylüyor. Yürüyüşün ise; fiziksel ve zihinsel sağlığı, bireysel motivasyonu ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini dile getiren Andırınlı, “Hareketsizlik günümüzün en yaygın sorunlarından biri olarak biliniyor. Teknoloji alanındaki ilerlemeler günlük yaşamımızı kolaylaştırdı ama diğer yandan bizi koltuklara, masalara ve ekranların karşısına sabitledi. Oysa, hareket etmeye programlı bir bedene sahibiz ve hareketliliğin daha sağlıklı bir zihin anlamına geldiğini de biliyoruz.  Erişilebilir, doğal ve etkili fiziksel aktivite olan yürüyüş, bu noktada hayati bir önem taşıyor. Öyle ki fiziksel gücümüzü artırıyor, ruh halimizi dengeliyor, dayanıklılığımızı yükseltiyor ve öz güvenimizi besliyor. İşin en zor tarafı başlamak! Sonrasında daha sağlıklı bir yaşama adım attığımızı kısa sürede fark edeceğiz. Çünkü yürüyüş, kendimize yapacağımız en değerli yatırımdır” dedi.
İyi yaşam kültürü ile aktif yaşamı birleştiren SPX, yürüyüşü bir yaşam biçimi olarak konumlandırıyor. Her kesimden insanı hareket katmaya çağıran marka, misyonunu Türkiye’nin tamamen yürüyüş odaklı ilk konsepti WALKR ile güçlendiriyor. SPX CEO’su Barış Andırınlı, WALKR’ın yeni deneyimlerin ve keşiflerin kapısını aralayan bir yaşam felsefesi olduğunu belirtiyor.

Spor ürünleri ve outdoor giyim sektörünün önde gelen markası SPX, zinde, sağlıklı ve uzun bir ömür için yürüyüşe odaklanıyor. Aktif yaşamı toplumsal tabana yaymak isteyen marka, herkesin erişebileceği en kolay sportif aktivite olan yürüyüşün potansiyelinden yararlanıyor.

SPX’in yeni konsepti WALKR, bu temel üzerinde yükselirken adım atmanın fiziksel sağlığın yanında zihinsel açıdan iyi olma hâline de katkıda bulunduğunu hatırlatıyor. WALKR, yürüyüş ayakkabılarından tamamlayıcı aksesuarlara uzanan geniş koleksiyonuyla adım atmak isteyenlerin yeni buluşma noktası olarak öne çıkıyor.

“Sporun ve yürüyüşün günlük rutine dönüşmesi için var gücümüzle çalışıyoruz”

Sağlıklı bir toplumun birlikte atılan adımlarla mümkün olacağını söyleyen SPX CEO’su Barış Andırınlı, yürüyüşü sportif aktivitenin ötesinde görüp onu bedensel ve zihinsel dengeyi sağlayan bir yaşam biçimi olarak konumlandırdıklarının altını çiziyor. Düzenli yürüyüşün aynı zamanda diğer spor dallarına başlamak için sağlam bir zemin hazırladığını da sözlerine ekliyor. WALKR’ın yolculuğunu başlatan süreci ise şu sözlerle açıklıyor: “Dünya Sağlık Örgütü’nün kriterleri esas alındığında ülkemizdeki kadınların yaklaşık %53’ünün, erkeklerin ise yaklaşık %32’sinin fiziksel hareketlilik açısından yetersiz düzeyde olduğu görülüyor. Yeterli düzeyde fiziksel aktivitede bulunan kesim, toplumun yalnızca %25’lik kısmını oluşturuyor. Hareketsizliğin; kalp ve damar hastalıkları, diyabet, bağışıklık sistemi ve hatta ruh sağlığına dair riskleri artırdığını dikkate aldığımızda konunun önemi daha iyi anlaşılıyor. Halbuki her gün yarım saat yürüyerek bile kalp hastalıkları ve kalp krizi riskini düşürmemiz mümkündür. SPX olarak; insanları hareket etmeye, yeni deneyimler yaşamaya ve yeni keşiflerin kapısını aralamaya davet ediyoruz. WALKR’ı ise bu felsefenin yeni bir dönüm noktası olarak kabul ediyoruz. Sporun günlük rutine dönüşmesi için var gücümüzle çalışıyoruz ve Türkiye’deki hareketlilik oranını artırmak istiyoruz.”

“Teknoloji bizi koltuklara, masalara ve ekranlara bağladı”

Teknolojinin getirdiği olanakların hareketsizlikle ilişkisi üzerinde duran Andırınlı, oturarak geçirilen her iki saatte bir kalp hastalıkları riskinin %14, sekiz saatten uzun süre oturulduğunda ise Tip-2 diyabet riskinin %22 oranında yükselmesinin dikkate değer bir veri olduğunu söylüyor. Yürüyüşün ise; fiziksel ve zihinsel sağlığı, bireysel motivasyonu ve yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini dile getiren Andırınlı, “Hareketsizlik günümüzün en yaygın sorunlarından biri olarak biliniyor. Teknoloji alanındaki ilerlemeler günlük yaşamımızı kolaylaştırdı ama diğer yandan bizi koltuklara, masalara ve ekranların karşısına sabitledi. Oysa, hareket etmeye programlı bir bedene sahibiz ve hareketliliğin daha sağlıklı bir zihin anlamına geldiğini de biliyoruz.  Erişilebilir, doğal ve etkili fiziksel aktivite olan yürüyüş, bu noktada hayati bir önem taşıyor. Öyle ki fiziksel gücümüzü artırıyor, ruh halimizi dengeliyor, dayanıklılığımızı yükseltiyor ve öz güvenimizi besliyor. İşin en zor tarafı başlamak! Sonrasında daha sağlıklı bir yaşama adım attığımızı kısa sürede fark edeceğiz. Çünkü yürüyüş, kendimize yapacağımız en değerli yatırımdır” dedi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sporbox.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.