Yazı Detayı
27 Mart 2021 - Cumartesi 19:12 Bu yazı 26 kez okundu
 
Somut Olmayan Kültürel Mirasın Taşıyıcıları: Yaşlılarımız…
DOÇ.DR. F. PERVİN BİLİR
 
 

Yaşlanan dünyamızda, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) yaşlılık döneminin sorunlarına kayıtsız kalmamak amacı ile “18–24 Mart tarihleri arasını Yaşlılara Saygı Haftası” olarak ilan etmiştir. Bu haftaya özgü olarak bu ay yazımın konusunu ben de yaşlılar ve yaşlanma olarak seçtim. 

Yaşam standartlarının iyileşmesinin sonucu, insan yaşam süresinin artması ve doğum oranlarının azalması nedeni ile toplumlarda yaşlı nüfus da çoğalmaktadır. DSÖ verilerine göre; Dünya nüfusu içinde 60 yaş ve üstü insanların sayısı ve oranının artmakta olduğu görülmektedir. 2019' da 60 yaş ve üstü insan sayısı 1 milyar iken 2030' da 1,4 milyara, 2050' de 2,1 milyara yükseleceği öngörülmektedir. Bu artış görülmemiş bir hızla gerçekleşiyor ve özellikle gelişmekte olan ülkelerde önümüzdeki yıllarda daha da hızlanacağı belirtiliyor. Bu bağlamda yaş dilimleri de yeniden tanımlanmaya başlamıştır. DSÖ yaşlılığı, yaşamsal fonksiyonların, organizmanın verimliliğinin ve çevresel faktörlere uyum sağlayabilme yeteneğinin azalması olarak tanımlamıştır ve yaş dilimlerini de; 65-74 arasını “genç yaşlılık”, 75-84 arasını “yaşlılık”, 85 ve üzerini ise “ileri yaşlılık” olarak kabul etmiştir (On Birinci Kalkınma Planı Yaşlılık Özel İhtisasa Komisyon Raporu, 2018).

Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) verilerine göre; Türkiye’de yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı 2014 yılında %8,0 iken, 2019 yılında % 9,1'e yükselmiş olup yaşlı nüfusun 2019 yılında %44,2'sini erkek, %55,8'ini kadın nüfus oluşturmuştur. Bu durumda hep övündüğümüz genç bir toplum olma özelliğimiz gittikçe yaşlanmaktadır. Yaşlanan toplumlarda, sağlıktan sosyal güvenliğe, çevreye, iş olanaklarına, sosyal kültürel faaliyetlere ve aile hayatına kadar bir çok sorun ortaya çıkmakta ve toplumun tüm yönlerini etkilenmektedir ve bu durum yeni politikaların üretilmesini zorunlu hale getirmektedir. Yaşlıların öncelikle alıştıkları sosyal ortamlarında yaşlanmalarını sağlamak, ihtiyacı olan yaşlılara  huzur evleri ve gündüz bakım evlerinde veya yaşlı dayanışma merkezlerinde hizmetlerin verilmesi, zamanlarını kaliteli etkinlikler ile değerlendirilmesi gerekmektedir. Yaşlılarımızın toplumsal yaşama aktif olarak katılmalarını, sosyal, kültürel ve ekonomik haklara sahip ve kimseye muhtaç olmadan yaşamalarını sağlamak, öncelikli olarak devletlerin görevleri arasındadır. Devletin yanında yerel yönetim ve sivil toplum örgütlerinin de bu konuda önemli görev ve sorumlulukları olduğunu düşünüyorum.

Tüm yaşlı bireylerin yaşlılık dönemlerini aktif yaşlanmaya uygun olarak geçirmeleri, yaşam süreçlerini onurlu bir şekilde tamamlamaları en büyük haklarıdır. Aktif yaşlanma kavramı, bireyin sadece fiziksel olarak kendine yetebilmesi değil aynı zamanda sosyal, ekonomik ve kültürel yaşamın birer parçası olarak yaşamını geçirmesine ve sağlıklı yaşlanmayı yaşam felsefesi haline getirmesine vurgu yapar. Yaşlıların kendilerini yalnız, mutsuz, her şeyden elini eteğini çekmiş işe yaramayan gibi hmemesi için onları yaşamın içinde üretken hale getirmek hepimizin görevidir. Unutmayalım ki, onlar toplumda somut olmayan kültürel mirasın taşıyıcılarıdır. Onların yaşanmışlıkları tecrübe ve deneyimleri bize yol gösterici niteliktedir.

Dünya Sağlık Örgütünün yayınladığı “Sağlıklı Yaşlanma On Yılı İçin Temel Rapor” da sağlıklı yaşlanmanın on yılının hedefini tüm yaşlı insanların keyif alması gereken birbiriyle ilişkili beş yeteneğin işlevsel hale getirilmesi, olarak belirlemiştir: Temel ihtiyaçları karşılama yeteneği; öğrenmeye ve karar vermeye devam etmek; hareketli olmak; ilişkiler kurmak ve sürdürmek; topluma katkı sağlamak. Yerel yönetimlerin kent konseyleri de yaşlı meclisleri oluşturmaya başlamıştır.  Adana ilimizde Seyhan Belediyesi Kent Konseyi bu anlamda öncülük yaparak “Genç Yaşlı Meclisini” oluşturmuştur. Seyhan Genç Yaşlı Meclisimiz yaşlı dostu kent oluşumuna katkı sunmak için çalışmalar yapacaktır. Bu oluşumda yer almış olmak beni mutlu etmektedir. Yaşamın anlamı nedir diye sorsalar benim ilk yanıtım hep şu olur; “Bir insan veya insanların yaşamına dokunabilmek” bu ilkeden yola çıkarak yaşamım boyunca hep sivil toplum kuruluşlarında görev yaptım. Seyhan ilçemizde 65 yaş ve üstü nüfus, toplam ilçe nüfusumuzun % 8,5 ini oluşturarak Türkiye ortalamasının üstündedir. Seyhan ilçesinde yaşayan yaşlıların yaşamına dokunarak, yaşlı dostu kentlerden olma yolunda yapılacak tüm çalışmaları önemsiyor ve tüm yaşlılarımıza saygı ve sevgilerimi iletiyorum.

                                             

 

 
Etiketler: Somut, Olmayan, Kültürel, Mirasın, Taşıyıcıları:, , Yaşlılarımız…,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Anketler
FENERBAHÇE'NİN MESUT ÖZİL TRANSFERİNİ NASIL BULUYORSUNUZ?
Haber Yazılımı