ESKİ YÖNETİCİLER ARTIK YOK!

12/21/2009 3:00:19 PM


Renkli siyasi yaşamının yanı sıra, 30.yılını geride bırakan köklü bir gazetenin imtiyaz sahibi olması nedeniyle dikkatleri üzerinde toplamasının dışında yaşamının büyük bir bölümünü spor ile iç içe geçiren Hakan Bülent Yardımcı bilgi-birikimiyle dikkat çekiyor….

Amatör olarak sporculuğum var. Hayata atıldıktan sonra amatör olarak spor yapmaya devam ettim. Özel yaşantımda gençliğimde spora verdiğim emek ve değerler sonrasında 1 Mayıs 1979 yılında Havuzlubahçe isminde bir amatör kulüp kurdum. Aradan geçen 30 yıl içerisinde tekrar bu kulübün başkanlığını yapıyorum…

Arada yorulduğum zamanlar içerisinde aralıklı olarak 3-4 yıl başkanlığını bıraktığım bu kulübü arkadaşlarım her zaman altın tepsiye koyarak bana geri getirmişlerdir. “Buyur emaneti sana geri veriyoruz” demişlerdir.

 
30 yıl başkanlığını yaptığınız amatör kulübün adını neden değiştirme ihtiyacı hissettiniz?

Yaklaşık 5 yıl önce bu kulübün adını büyük bir hamle yaparak Güney Yıldızı Spor Kulübü olarak değiştirdim..

Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak’ın büyük desteği ile Akkapı’da 42 bin metre kare içerisinde stadyum, antrenman sahası, yüzme havuzu ve halı sahası bulunan çok şık bir tesis yaptık…

Kulübün bulunduğu yer çanak gibidir. Bir ucunda Dağlığoğlu, Akkapı, Havuzlubahçe, Bey Mahallesi gibi etrafında 5-6 tane varoşların bulunduğu yerde bulunan bu kulübümüzün adını Güney Yıldızı olarak değiştirdik. O zamanlar üçüncü lig düşüncemiz de oldu. Sadece 1 semtin adı olmasın tüm semtleri kucaklasın diye düşündük. Bu konuda da olumlu eleştiriler aldık.Kulübümüz tüm güneyi temsil ediyor, tüm güneyi kapsıyor..

Bu konunun ardından da hemen amatör süper kümeye çıktık. Bu tesisle birlikte süper lige çıkınca üçüncü lige hazır olmadığımızı gördük..

Bir sezonda 105 milyar harcamışız. Baktık ki paramız boşa gitmiş, o sezon sonunda da küme düştük. Şu anda 1. Amatör Kümede mücadele ediyoruz.

Ben iddia ediyorum dilediğim sezon şampiyon olarak Amatör Süper Küme çıkarız..

Süper Amatör Küme ile 1. amatör küme arasında fazla bir fark göremiyorum.

Arada sadece para farkı var..

Bu nedenle biz altyapımızı güçlendirmeden üçüncü ligi düşünmüyoruz.

Tesislerimiz içerisinde bir kamp binası yapmayı hedefliyoruz. 2-3 katlı bir bina ve lokal düşünüyoruz..

Maddi-manevi zorluklarla mücadele eden bir amatör takımın başarılı olabilmesi sizce mümkün müdür?

Süper Amatör Küme’deki arkadaşlara bakıyorum üçüncü lig hedefliyorlar..

Neyle çıkacaksınız. Neyle gideceksiniz?

Bunu yapan Adana’da birçok kulüp var ben onların adını vermek istemiyorum..

Kamp yapacak tesisiniz yok, deplasmana gidecek otobüsünüz yok, daha doğrusu ne altyapınız ne de gerekli bütçeniz var. Neden üçüncü lig için ısrarda bulunuyorlar onu da anlamış değilim..

Bu harcanan paralar milli servettir, yazık günah…

Altyapı olmadan o kulüplerimiz yok olup, eriyip gidiyor..

300-400 milyar lira üçüncü ligin bütçesi var. Bu parayı nereden bulacaksınız, nasıl başarılı olacaksınız?

3.Lig macerası büyük paralar harcanarak gidiliyor, ama altyapı olmadığı için sonu hüsranla bitiyor..

Benim altyapı konusunda bir hayalim var. Bizim üçüncü lig için küçükte olsa bir çalışmamız var. Ben ismimin dezavantajını görüyorum. Kimse benim kulübüme sponsor olmaya yanaşmıyor.ben kimseden maddi yardım alamıyorum..

Bu ekonomik krizde ben müesseselerimin ayakta kalması için mücadele ediyorum..

Şu ekonomi bir düzelsin , ben kulübüm için gerekeni yaparım..

Ben amatör küme için 100 milyar harcarken, üçüncü lig için 300-500 milyarı seve seve harcayabilirim. Ama altyapı olmadan asla sonunun getiremeyiz..

Ama biz altyapı için gereken yatırımlarımızı sürdürüyoruz.

Biz kulübün başına daha önce Adanaspor altyapıda görev yapan Nevzat Karabulut’u tekrar getirdik. Onun asıl işi altyapıdır.

Adanaspor ve Adana Demirspor’a sesleniyorum. Böyle bir adamı neden göz ardı ediyorsunuz?

Her iki kulübümüzde de ne yazık ki adamcılık var!

Böyle bir hocayı altyapıda görevlendirmiyorlar. Neden görevlendirmiyorlar, çünkü Nevzat Hoca onların adamı değil. Bakın profesyonellikte asla adamcılık olmaz..

Beni dinleyen bir çok işadamı, spor adamı, “ Bu adam delimi bu kadar para harcıyor” diyecekler..

Spor aşkı bu.. Aşkın gözü kördür. Seversiniz ölümüne seversiniz. Bazen aşkın da gözü kördür.

Sporu sevmezseniz toptan bile nefret eder, ondan kaçarsınız.. 

Ben Uzan Ailesinin döneminde onların vekâleten başkanlığını da yaptım. Profesyonelliği de son derece iyi bilmekteyim. Zaman zaman her iki kulübümüzde bana yöneticilik teklifi gelmiştir.

 

Adanaspor ve Adana Demirspor konusunda camianın ileri gelenleri ile medyanın her şeyi bildiği ama “kol kırılır, yen içinde kalır” görüşü hakim. Siz bu görüşe katılıyor musunuz?

Kesinlikle böyle bir görüşe katılmak mümkün değil…

Ben Adananın en eski gazetelerinden Ekspres Gazetesinin sahibi olarak sorumluluğumu her zaman yerine getirmişimdir.

Biz medya kurumu olarak çoğu bildiklerimizi aksettirmiyoruz.

 

Dedikodu değil, haber ve belge olarak gelirse biz bildiğimizi yazarız. Bu konuda ben ne kol dinlerim, ne de kanat. ..Kimsenin gözünün yaşına bakmam..

Duyduğunuz her dedikoduyu her zaman gerçek gibi yazamazsınız!

Dedikodu değil de çıksın birisi aslanlar gibi olumsuzları ifşa etsin yazalım..

Belgeye dayanmadığı sürece bunların yazılmasına karşıyım..

 
Adanaspor şirketleşme konusunda Uzan Ailesi ile acı bir tecrübe yaşadı. Bu kez Akgül Ailesi şirketin sahibi oldu. Bu konudaki görüşleriniz nedir?

Uzan Ailesi  dönemi ile Akgül Ailesi arasında benzerlik vardır.

Adanaspor zor dönemlerinde iki kez şirket durumunda yönetildi.

Bir şirketin sahibi kimse oranın da horozu odur. Bayram Akgül ve onun gösterdiği şirket ortaklarına kimsenin itiraz etmesine gerek olabilir mi?

Ama Adana Demirspor dernekler kanunu ile yönetiliyor.

Bunun yanı sıra Adana Demirspor’a bakıyoruz, genel kurulu olan bir kulüptür. Dernek masası tarafından denetlenmektedir,kamu görevi yapmaktadır.. Genel kurul üyeleri başkan ve yönetim kuruluna hesap sorabilirler..

Ama bu Adanaspor’da böyle değildir. Adanaspor kamu görevi yapmıyor, tamamen tüzel kişidir, ticaret odasına sicilli kayıtlı tüccardır…

Bazen Adanalılar çıkıyor, “Yönetim istifa, Bayram Akgül istifa” diyor..

Bu ne mümkündür?

Bir ara Başkan Bayram Akgül çıktı, “Ben istifa ediyorum” diye talihsiz bir açıklama yaptı.

Bayram Akgül nereden ve neye istifa ediyor?

Adanaspor kendinin malıdır, bir şirketidir. Bunu iyi bilmek lazım..

Tüm tribün sabaha kadar bağırsın, Adana ayağa kalksın hepsi boştur!

Madden yada manen hiçbir Allahın kulunun Bayram Akgül’e ve şirketi olan Adanaspor’a müdahale etmesi asla mümkün değildir..

Adanaspor ile ilgili Bayram Akgül ne derse o olur, başkalarının konuşması sadece laftır..

Bayram Akgül’e teşekkür etmek, destek çıkılması gerekir..

Ne olursa olsun yine turuncu-beyazlı renklerle maça çıkıyor, Adana’yı temsil ediyor…

Onunda dezavantajı şirket olmak, tıpkı benim takımım Güney Yıldızı’nın problemleri gibi..

Ticarette yapsa Bayram Akgül,sonuçta  Adana’ya hizmet ediyor..

 

Geçmiş dönemlerde başkan ve yöneticiler alacaklarına çizik çekerken, günümüzde tam tersinin olduğu görülüyor. Kulüplerde yönetici profili  değişti mi dersiniz?

Allah rahmet eylesin Yalçın Sürmeli’nin başkanlığını bilirim. Adana Demirspor Kulübü önünde Adana’nın ileri gelenlerinin bir yuvarlak masa etrafında topladığı  masayı bilirim ben..

Rahmetli Hacı Döner, Muharrem Gülergin, Muhammet Kaymak vardı..

Merhum Muhammet Kaymak ile Sürmeli Oteli’nde kulübü bana devretmeleri konusunda anlaşamamıştık..

Adana Demirspor için benim hazırladığım süper bir liste olmasına karşılık bir türlü anlaşamadık. Talebimizi geri çektik. Günümüzde öyle insanlar maalesef yok şimdi..

Bunlar hep kapısı çalınacak insanlardı..

Onlar gibi çok önemli işadamları yok ne yazık ki..

Nesil bitmiş…

Son birkaç yıldır yapılan yöneticilik tarzı ile bu iş asla olmaz!

Ama böyle kulüp yöneticiliği olmaz. Bu kulüpler market usulü yönetiliyor. Apartman altındaki marketler gibi yönetiliyor. Hani bu hipermarketler gibi değil!.

Günü kurtaran yönetimler, günü kurtaran zihniyetler ile bu olmaz. Günü kurtarma zihniyeti ile ancak bu kadar olur. Bu kulüpler el açan zihniyetler ve yönetimler ile bir yere varamaz..Kafaları değiştirmek gerek. Kulübe kalıcı gelirler bulmalı. Sevk ve idareye daha akıllı isimler yönetimleri gerek. 500 milyara alınan sporcuya bakıyorsunuz 50 milyar etmiyor..

Adanaspor’da kimlik sorunu var!

Bayram Akgül başkan, kardeşi de yönetici. Onların bu unvanı başkaları ile paylaşmamaları çok doğal.

Ama ben olsam unvanları dağıtır, görev dağılımı yaparım. Yöneticilere söz hakkı veririm.

Adanaspor’da böylelikle çoğu iş kolaylaşır..

Kendi işinde bu kolay olabilir ama spor kulübü olunca zor olur…

Demirspor’da Kenan Şenbayrak’ın dışında alacağını silen yok sanıyorum..

Bir zamanlar Mustafa Tunceli duydum ama onunda epey alacağı var sanırım. Bunun yanında eski başkan Mehmet Gökoğlu’nun da alacağı var…

Demirspor’un borç yükünü hafifletmek lazım. Ama gelen üstüne borç üstüne bindiriyor. Durum böyle olunca da kulüp borçtan hareket edemiyor…

 

Kulüplerde sürekli paralı yönetici sıkıntısı yaşanıyor, gelenler kulüplerden hep alacaklı oluyor. Maddi sıkıntılar ile yönetim sıkıntıları nasıl aşılabilir?

Vali, kaymakamlar ,emniyet müdürü, belediye başkanlarının olduğu  bir toplantı yapılmalıdır..

Bu komitenin gözetiminde bir çatı altında yapılan toplantıda belirlenen 300-400 davet yapılmalı ve düzenlenen yemekte bu kişilerden anında para alınmalıdır. Gerekirse orada post makinesinden anında tahsil edilmelidir.3-5 rilyon toplanacak ve bu iş o gecede bitirilecek. Ardından bu komitenin vereceği birer kişi  ile oluşturulacak yönetimin başına da yönetim işini iyi bilen bir kişi konulacak…

Çok güzel bir oto kontrol ile bu iş çok güzel yapılır..

Başarıya ulaşmak çok zor değil yeter ki istenilsin…

 

Renkli spor kimliğinizin yanı sıra, tecrübeniz ile olaylara farklı bakış açınız nedeniyle bir kararınız tüm dünyada ses getirdi. Büyük yankılar uyandıran bu olay nedir?

Ulusal televizyonlar başka olmak üzere yurtiçi ve yurtdışında da geniş yankılar uyandıran olay,adeta ders nitelindedir..

Namağlup en yakın rakibimizin 8 puan önünde lider, şampiyonluğun en güçlü adayı olduğumuz bir dönemde yaşanan bu olay kamuoyunda geniş yankılar uyandırmıştı.

Bir galibiyet sonrasında soyunma odasında sporcularımı kutlarken, sporcularımın bir tanesinin benim gazetemin spor muhabirine yumruk attığını gördüm..

Bu olay sonrasında kayıtsız kalmam mümkün değildi. Döndüm antrenörü aradım, o ise televizyonlara bu konuda beyanatlar veriyordu. Bu disiplinsizlik karşısında antrenörün işine son verdim ve başka bir antrenör görevlendirdim.

Antrenör sporcularını öğretlemiş, yanıma gelen sporcular,” biz antrenmana çıkmayız” dediler.

Ben onlara dönerek, “Ben kulüp başkanı olarak böyle uygun gördüm, antrenörün işine son verdim, siz antrenmana çıkın sonra konuşuruz” dedim..

Sporcular antrenmana çıkmamakta ısrarcı oldular.

Ben saatin 17.00 olmasını bekledim, baktım hiçbiri antrenmana çıkmadı. Ardından yöneticilerden tüm lisansları getirmesini istedim…

25 tane lisansı soğan doğrar gibi doğrayarak bir torbanın içerisine koydum..

Amatör sporda sporcunun antrenmana çıkmama gibi doğal bir hakkı varken, onlara ceza verme hakkımız yok!

Amatör sporda antrenmana, maça çıkmamanın herhangi bir suçu yok, onlar da antrenmana çıkmayarak anayasal haklarını kullandılar, bunun sonucunda bende kulüp başkanı olarak onların lisanslarını kesip anayasal hakkımı kullandım. Kulübü lağvettim, takımı feshettim.

Küme düşer seneye oynayamazsınız dediler..

Takım kurmak için hiç oynamamış sporcuları bulmamız gerekiyordu.

Bu arada ben spordan uzaklaşmış 40-50 yaş arasında eski sporcuların arasına altyapıdan 3-4 küçük sporcuları koydum..

Onların bir arada oynadıkları bir karşılaşmada büyükler küçüklerden pas isterlerken ben o kadar heyecanlandım ki, “Oğlum amcana at, amcana pas versene” diye ilginç bir yaklaşımda bulunmuştum,,

 

Ben bu olay ile kulüplere, tüm Türkiye’ye hatta dünyaya önemli bir mesaj verdim..

Ben iddiasız olduğumuz bir dönemde takımı fesih etsem bu kadar yankı uyandırmazdı, ama şampiyonluğun en büyük adayı olduğumuz bir dönemde bunu yapmam olayın mükemmelliğini gösteriyor…

 

Yaşamınız spor ile dolu dolu geçerken, zaman zaman unutulmaz anılarda olmuyor değil. Hafızalarda yer edecek en önemli anınız nedir?

Adanaspor’da başkan olduğum bir dönemde Süper Lige çıkma yolunda Şekerspor  ile final maçı oynadık.

Antalya’daki meşhur maçı asla unutmamız mümkün değil.

Kazanacağımız şampiyonluk sonrası kiraladığımız özel uçak ile sporcular ve medya birlikte Adana’ya dönecektik…

Adanaspor’un tüm otoriteler tarafından favori olduğu karşılaşmada

Dakika 70’ ti.

Teknik Direktörümüz  Ümit Kayıhan’dı. Maç belliki penaltılara gidiyordu. Hocamız penaltı atabilecek oyuncuları birer birer değiştirerek yerine çömez oyuncuları koydu..

 

Bu olay sonrası sinirlenerek ben kulübün başkanı olarak stadyumu terk ettim.

Ardından uzatmalarda golsüz sonuçlandıktan sonra iş penaltılara kalınca ben stadyuma tekrar geri döndüm.

Döndüm ama bir de ne göreyim?

Ünlü sinema aktörü Ekrem Bora’nın damadı Ümit Kayıhan yere çökmüş ellerini havaya açmış, “Allahım bana yardım et” diye dua ediyordu.

Televizyonun canlı olarak yayınladığı unutan antrenörümüz ümit kayıhana dönerek, “Allah bu işlere bakmıyor, kalk” dememi oradaki herkes duydu..

Allah insana akıl vermiş mantık vermiş, işini iyi yapmayacaksın sonra dua ederek başarı bekleyeceksin…

Bu kabul edilecek bir olay mıdır?

Kemal Uzan’ı Londra’dan arayıp özel bir uçak istemiştim. Ertesi gün zafer sonrası uçağa binip, konvoy halinde Adana’ya gelerek, havaalanından omuzlarda getirilecektik..

Ama ben uçağa bindirecek sporcu bulamadım..

Havaalanından omuzlarda getirilecekken, ne yazık ki polis kordonunda Adana’ya geldim..

 

K.Yalçın Göl

 

               

Sayfayı Yazdır

Gönderen Email Adresi :

Arkadaşınızın Email Adresi :

Yorum Ekle Tüm Yorumları Oku

Okunma Sayısı :4533




Diğer Yazılar

MURAT 124 İLE MAÇA GİDERDİK
NEREDE O GÜNLER?
'YAPTIĞIM EN BÜYÜK HATA'
ADANA'DA GÖREV ALMAK HAYALCİLİK OLUR!
SPOR ANLAYIŞIMIZ GELİŞMELİ
HER ŞEY PARA DEĞİLDİR!
BAŞARI HEPİMİZİN!
TÜRK FUTBOLU KÖTÜ YÖNETİLİYOR!
SİYAH-BEYAZ'A GÖNÜL VERDİK
ESKİ YÖNETİCİLER ARTIK YOK!
<<  Önceki     1  2  3      Sonraki >>

Copyright SPORBOX - 2018 | admin
bilgi@sporbox.net
Sporbox.net web sitesinde yer alan tüm yazılar bilgilendirme amaçlıdır. Yorumlarda yer alan içerik yazarların kendi görüşleri olup; sitenin genel görüşünü yansıtmamaktadır. Bu sayfalarda yer alan bilgilerdeki hatalardan, eksikliklerden ya da bu bilgilere dayanylarak yapılan işlemlerden doğacak her türlü maddi/manevi zararlardan ve üçüncü kişilerin uğrayabileceği her türlü zararlardan dolayı sporbox.net sorumlu değildir

Hit : 55571831 | Dün : 27168 | Bugün : 17496
Livanet Professional Design