TÜRKİYE'DE BOKSTA ALTYAPI YOK!

8/7/2011 3:53:58 PM

Futboldaki inanılmaz yeteneğine karşılık aylarca parasız gezmesine karşılık çocuklukta tanıştığı boksta yaşamını tehlikeye atarak Türkiye’ye Olimpiyatlarda ilk madalyayı kazandıran efsane boksör… Turgut  Aykaç..

-Boks sporu ile tanışmanız nasıl ve kimin aracıyla oldu?

“1974-75 yıllarında oto kaportacılığında kalfa olduğum dönemlerde boks sporu ile tanıştım. Bir arkadaşıma özendim ve başladım. Hocam Erol Bucan ve Müslüm Hoca ile karşılaştım. Hocam bana, “Sen boksör olabilir misin” dedi. Müslüm Hoca o zaman Erol Hocaya, “Sakın bu çocuğu bırakma bunda büyük cevher ve istikbal var” demiş. Ben bu şekilde başladım ve çabuk boksa adapte oldum. İlk maçım Adana şampiyonasında oldu. 1976 yılında Türkiye Şampiyonasına gittim ve orada yıldızlarda 2.ci oldum. Bu spora başlayınca kaportacılığı da bıraktım. Bu spor için salondan çıkmaz oldum, ne para ne ekmek vardı. Ailem çalışmamı ve para kazanmamı istemesine karşılık biz o zamanlar gençliğin vermiş olduğu hırs ve azimle şöhret olmak, milli olmak, popüler olmak istiyorduk.

Sonunda bunları elde etmek sevindiricidir. Askerde silahlı kuvvetlerde de şampiyon oldum. Başarılı sporcuların koğuşta resimlerini asarlardı. Benimde resimlerim duvarlarda asılıydı. O zaman bizim komutanımız o dönem Anap milletvekili eski Gençlik ve Spor Genel Müdürü Yücel Seçkiner idi.. Beni hepsi çok severdi..

Olimpiyatlara giderken kendisi de kafile başkanı olarak bizimle geldi..

Asker dönüşü para kazanabilmek amacıyla boksa ara vermek zorunda kaldım..”

-Profesyonel futbolcu olacağınız bir dönemde neden boks sporunu seçtiniz?

“Futbola inanılmaz bir yeteneğim olmasına karşılık boksu seçmiştim.

Birkaç takımdan futbol oynamam konusunda teklifler bile gelmişti. Özellikle bazı takımlar Antrenör Fuat Gürsel’e beni profesyonel yapabilmek için teklif bile götürmüşler..İskenderun Demir Çelik Fabrikası’ndan da teklif geldi..

Ama ben futbolu seçmedim yani boksa devam ettim..Asla pişman olmadım bu konuda.

Neden mi?

Türkiye’de yetişen ve ilk kez olimpiyatlarda boksta bronz madalya alan sporcu olarak tarihe geçtim..

Bunun haklı olarak büyük gururunu yaşıyorum.. Adana’da spor yaptığım yıllarda Kahraman Maraş olaylarının mahkemesi Menderes Spor Salonu’nda yapılıyordu. Burada çalışma ortamını sağlayamıyorduk. Müslüm Hoca, o zamanlar

İskenderun Demir Çelik Spor’a gidince bende onunla birlikte oraya gitmiştim. O zamanlar Tekelspor’dan gelen teklifleri sürekli reddederek Adana’da kalmak istiyordum.  Oradan ayrıldıktan sonra Adana’ya geri geldim ama o zamanlar iş ararken çalmadık kapı bırakmadım. Kimse bana iş konusunda yardımcı olmadı. Ben de İstanbul Tekelspor’a gitmek zorunda kaldım. O zamanın Başbakanı Bülent Ulusu’nun Tekel Fabrikası’ndan özel olarak kadro alması önemli rol oynadı. Tam 4 ay sonrası cebimde para kalmayınca babam da beni evden kovunca İstanbul’a gitmek zorunda kaldım. Hoca ile görüştüm, o da bana,” müdürün yanına çıkalım” dedi.

Benim cebimde bir tek yol parası vardı, hala karnım açtı ve ağzıma bir lokma dahi koymamıştım. Ben aşağıda hocayı beklerken orada boksör arkadaşlarımın birisi ile konuştum, “Cemal arkadaşım benim açlıktan başım dönmeye başladı. Ben biraz yemek yiyeyim, hoca inerse bana haber verirsin” dedim. Ben yemeğimi yedikten sonra Cemal’e dönerek, “Ne oldu hoca indi mi?” dedim. O da, “Evet indi ve gitti” dedi.. Ben de bu duruma üzülerek eski Adanaspor’lu Altuğ Abi ile konuştuktan sonra Harem’e gittim. Adana’ya geri döneceğim otobüsü beklerken o sırada benim adıma bir anons yapıldığını duydum. Anons yapılan yere gittim ve bana iletilen telefonu aradım. Karşımda Altuğ Abi vardı, “Turgut bir yanlış anlaşılma olmuş, çabuk geri gel. Seni Müdür kabul etmiş, çabuk geri dön” dedi…

Ben geri döndüm ve Tekel Fabrikası’na geri dönerek işbaşı yaparak uzun yıllar spor yaptım orada. Orada Olimpiyatlara katılmadan önce Almanya’ya gittim. Üşüttüğüm için ciddi bir rahatsızlık geçirmiştim.

Olimpiyatlar için hazırlıklara başladım ama her antrenman sonrası benden kan gelmesi sonrasında normal kilomdan düştüm. Hocam bu durumumu görünce ona durumu anlattım. Beni doktora götürdüler ve film çektirdiler. Böbreklerimi kaybedeceğimi ve kesinlikle sporu bırakmamın gerektiğini söylediler. Bana 20 gün istirahat etmemin

gerektiğini söylediler. Ama kampa 15 gün vardı. Ben kampa giderek milli takım antrenörüne dönüp, “Hocam ben istirahat etmeliyim ama isterseniz kampı terk ederim” dedim. Onlar bana,tamam git dinlen” dediler. İkinci kontrol sonrasında doktorun nasihatlerini dinleyerek antrenörüme ben iyileştim dedim. Bol bol su içerek çalışmalara başladım…”

-Olimpiyatlarda kırık el ile dövüşerek bronz madalya alarak tarihe geçtiniz. Bu inanılmaz başarı nasıl geldi?

“1984 yılında ABD’de Los Angeles Olimpiyatları’na 57 kg’da katıldım. Orada  Mary Bickhen, Carl Lewis ve Muhammed Ali gibi efsane sporcular ile aynı ortamı paylaşma mutluluğunu tattım. 4 maç yaptım.

İspanyol rakibimi sayı tuşuyla, 2.ci rakibim Dominikliyi hakem kararıyla , yine Mısırlıyı hakem kararı ile yendim ve 4.maçım yani yarı finale çıktım.Orada final için Nijeryalı ile mücadele ettim. Mısırlı ile yaptığım maçta sağ elim kırılmıştı ve bu maçı zor tamamladım.

Burada olimpiyat üçüncülüğünü elde ettim. Orada Caner Doğaneli’nin büyük destekleri ile bu başarıyı elde ettim..”

-Boks sporunun efsaneleri arasında yer almanıza karşılık, başarılarınızın karşılığını alabildiniz mi?
“Boks yapmak isteyenler “Ellerine, bellerine ve dillerine” sahip olsunlar..

Azimli, hırslı olacaklar, antrenmanlarda çok çalışacaklar başarı daha sonra kendiliğinden gelir.. Şimdiki gençler parayı ön planda tutuyorlar. Bizim zamanımızda para hep ikinci planda kalmıştır. Adana’da sosyal dayanışma diye bir şey yoktur. Ben olimpiyatlardan geldikten sonra Başkan Aytaç Durak bana önce ev ardından da Dilberler Sekisi’nde Otoban Köprüsü altındaki Dilber Cafe’ yi verdi. Bana gerçek babamın yapmadığını kendisi yapmıştır. Onun gibi spora destek veren insanların sayısı çok olursa ülkemizde başarılı sporcular ortaya

çıkar.. Sosyal dayanışmanın eksikliği svar,bu konuda herkes özveride bulunmalıdır. Adana’da sadece futbol yok, amatör branşlar da vardır.

Yüzme, boks, atletizm gibi branşlar unutulmamalı ve yeteri kada desteklenmelidir..

Dünyada ülkelerin reklâmı en iyi spor ile yapılmaktadır. Türkiye spor ile daha iyi tanınır.”

-Size göre boks sporunun unutulmaz isimleri kimlerdir?

“Dünya’da Kübalı Teofilo Stevenson, Alman Rene Weller, ABD’li Mack Croy , Ülkemizde ise Faruk Sümer, Selami Karakelle, Eyüp Can, Mehmet Demirkapı, Mustafa Genç, Alparslan Yıldırım, Mehmet Demir benim dönemimin unutulmaz isimleriydiler…”

-Türkiye’de boks sporunun başarılı olabilmesi için ne gibi çalışmalar gerekmektedir?

“Türkiye’de ne yazık ki altyapı yok!

Altyapısı olmayan bir boksun başarılı olması düşünülemez. Özerk hale gelen boksa oy kaygısı girdiği için artık herkes oy peşinde geziyor.

Başarılar ne yazık ki desteklenmiyor. Profesyonelliğe geçiş yapıldı ve bu konuda genel kurul yapıldı. Ama bu profesyonellik ne kadar sağlıklı olacak bilemiyorum, benim için bu sağlıklı görünmüyor. Bu hep birlikte

göreceğiz..

Eski Federasyon Başkanı Caner Doğaneli ile 20 yıldır aram bozuk olmasına karşılık kendisi ile beni barıştırdılar ve beni teknik kurula aldılar. Başkan her şeyi ben yaparım diye ortaya çıkıyordu.

Bu nedenle de yapılanlar hiçte sağlıklı değil. Bizler üzülmeyelim diye formaliteden hepimizi yönetime alıyorlar.

Yıllar önce Adana Demirspor Kulübü’ne kendi imkânlarım ile boks branşını faaliyete geçirmek istiyorum diye başvurdum. Beni yönetim kurulu toplantısına aldılar. Orada bir yönetici bana, “peki sen kulübü kendi işlerin

için kullanmayasın” dedi. Ben oraya para istemeden sadece hizmet etmek için gittim ama konuşulanlar beni çok kırdı. Benim ismim boksta Adana Demirspor’dan çok önde gelir.”

 
RÖPORTAJ: K. YALÇIN GÖL

               

Sayfayı Yazdır

Gönderen Email Adresi :

Arkadaşınızın Email Adresi :

Yorum Ekle Tüm Yorumları Oku

Okunma Sayısı :8370




Diğer Yazılar

'VEFASIZLIKTAN YANA ÇOK DERTLİYİM'
'BAŞARI İÇİN EKİP RUHU ŞART'
KİMSE VAZGEÇİLMEZ DEĞİLDİR!
SPOR BİLİNCİ GELİŞMELİ
ADANA'DA SAHİPLENME DUYGUSU YOK!
ADANA BASKETBOLU KÖTÜ DURUMDA
BASKETBOL BİR KÜLTÜRDÜR
KÖSTEK DEĞİL DESTEK OLMALI
TÜRKİYE'DE BOKSTA ALTYAPI YOK!
'VEFA DUYGUSU ÖNEMLİ DEĞERDİR'
 1  2  3      Sonraki >>

Copyright SPORBOX - 2018 | admin
bilgi@sporbox.net
Sporbox.net web sitesinde yer alan tüm yazılar bilgilendirme amaçlıdır. Yorumlarda yer alan içerik yazarların kendi görüşleri olup; sitenin genel görüşünü yansıtmamaktadır. Bu sayfalarda yer alan bilgilerdeki hatalardan, eksikliklerden ya da bu bilgilere dayanylarak yapılan işlemlerden doğacak her türlü maddi/manevi zararlardan ve üçüncü kişilerin uğrayabileceği her türlü zararlardan dolayı sporbox.net sorumlu değildir

Hit : 68111361 | Dün : 59279 | Bugün : 28047
Livanet Professional Design