Çocuklarımız ve hakları..

11/30/2018 4:19:07 PM

Hemen hemen hepimizin zaman zaman dile getirdiği hep özlediği ve hep vurgu yaptığımız "hiç büyümeseydik çocuk kalsaydık" diyerek özlem duyduğumuz dönem,  ÇOCUKLUĞUMUZ…

  Aslında buradaki vurgu çocukluğunu olumlu deneyimler ile geçirmiş olanlara özgü olduğunu farketmeliyiz. Çocukluk dönemini olumlu deneyimlerle geçirmeyen sosyal hiyerarşinin her basamağında istismar edilen çocuklar için bunu ifade etmek mümkün değildir.  Çocukluk dönemi öylesine önemli bir dönem ki, bu dönemde  yaşanan deneyimlerin etkisinin yaşam boyu hissedildiği, çocuğun birey olarak topluma karıştığında kişiliğinin oluşmasında önemli rolleri olduğu, yapılan araştırmalarla kanıtlanmıştır.

 21 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü olarak kutlanmaktadır

  Geleceğimiz dediğimiz ve hayatımızı çocuklar üzerine kurguladığımız dünyada çocuklarımıza bir takım haklar tanırken, bunu için devletler imza atarken bir taraftan da gerçekte yaşananlar ile imza atılan hakların ne kadar örtüşüyor bakmak gerekiyor. Çocukların yetiştiği  sosyal ve kültürel  ortamlarda yaşanılan sosyal eşitsizlikler ve adaletsiz sistemler ortak bir çocukluk algısı yaratmıyor maalesef. Bu bağlamda Dünya'da bazı çocukların payına düşenlere baktığımızda şunlara tanıklık etmekteyiz:

        Savaşlar nedeniyle yerlerinden yurtlarından olan ve yeni yurt arayışları ile yola çıkan yaşamlarını yitiren insanlar ve boğularak kıyıya vuran ÇOCUKLAR …Suriyeli çocuk Alan'ın kıyıya vurmuş bedeni hafızalarımızda taptaze unutmadık…

        Toplumdaki ekonomik gelir dağılımındaki adaletsizlik nedeniyle artan yoksulluk karşısında  aileler tarafından topluma verilen bir verilen tepki olarak sokağa itilen ve çalıştırılan evine para götürmediği için ailesi tarafından cezalandırılan, dayak yiyen ÇOCUKLAR…

        Bu koşullar altında aile ile zayıf bağları oluşmuş çocukların sokaktaki kirli dünya ile bağlarının güçlenmesi sonucunda; uyuşturucu, organ, terör ve fuhuş çetelerinin eline düşen ÇOCUKLAR…

        Anasız, babasız çocukların devlet güvencesine alındığı yurtlarda görevini kötüye kullanan yetişkinler tarafından işkence edilen, cinsel tacize uğrayan ÇOCUKLAR…

Küreselleşen dünyada en kaliteli ürünleri her yerde bulup alıp giyerken veya kullanırken dünyanın en büyük sömürüsüne minik ellerin alet olduğunu hiç farketmeyiz. En çok çalıştırıp en ucuz işçiliği yaptırdığımız ÇOCUKLAR…

 

        İşte bu nedenle çocuk hakları olmalı…

 

        Yetişkinlerin her yarattığı savaş, terör ve kötü koşullarda yaşama gibi olumsuz ortamlarda çocukların zarar görmesinin önlenmesi amacıyla 20 Kasım 1959 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 78 ülkenin temsilcilerinin katıldığı genel oturumda Çocuk Hakları Sözleşmesi’ni oybirliğiyle kabul etmiştir.  Çocuk Hakları Sözleşmesi çocuklara sosyal bir statü kazandırarak birey olarak  haklarını tanımlamaktadır ve 54 maddeden oluşmaktadır. Çocuk Hakları Sözleşmesi göre 18 yaşından küçük olan herkes çocuk olarak kabul edilmektedir.

Türkiye 14 Eylül 1990’da sözleşmeyi imzalamış, 27 Ocak 1995 tarih ve 22184 sayılı Resmi Gazete’de yayınlayarak 4058 sayılı yasa ile yürürlüğe koymuştur.

        Çocukluk döneminde fiziksel, sosyal ve psikolojik  yönden sağlıklı bir birey olabilmesi için çocukların en temel haklarından biri olan oyun hakkı, Çocuk Hakları Sözleşmesinin 31. maddesinde şöyle yer almıştır:

        "Taraf Devletler çocuğun dinlenme, boş zaman değerlendirme, oynama ve yaşına         uygun eğlence (etkinliklerinde) bulunma ve kültürel ve sanatsal yaşama serbestçe         katılma hakkını tanırlar"

        "Taraf Devletler, çocuğun kültürel ve sanatsal yaşama tam olarak katılma hakkını         saygı duyarak tanırlar ve özendirirler ve çocuklar için, boş zamanı değerlendirmeye,         dinlenmeye, sanata ve kültüre ilişkin (etkinlikler) konusunda uygun ve eşit fırsatların         sağlanmasını teşvik ederler".

        Birey olarak her çocuğun temel hak ve özgürlüklerden, sosyal ve ekonomik haklardan yararlandırılmasını içeren çocuk politikalarının Çocuk Hakları Sözleşmesini imzalayan taraf devletlerde bile yeterince oluşturulamadığını hazırlanan raporlarda görmekteyiz. Ümidimizi kırmadan yetişkinler olarak bizlerin çabaları çocukluk hakları çerçevesinde çocuklarımızın yaşamlarını sürdürmelerini sağlamak olmalı derken,  Jean Jacques Rousseau'nun şu sözünü hep anımsamalıyız…

  "Doğa çocuğa adam olmadan önce, çocuk olmayı buyurur" 
                          

               

Sayfayı Yazdır

Gönderen Email Adresi :

Arkadaşınızın Email Adresi :

Yorum Ekle Tüm Yorumları Oku

Okunma Sayısı :86




Diğer Yazılar

Çocuklarımız ve hakları..
Dijitalleşme ve spor
Yaz Tatilinin Ardından Ben de Kalanlar…
Alıp başımı gidesim var!
Değerlerden yoksun gençlik mi yetiştiriyoruz?
Çıplak Ayaklı, Yamalı Pantolonlu, Tahta Bavullu Köy Çocukları ve Spor
İş Sağlığı ve Güvenliği, Spor ve İpin Ucu Kitabı
2018 yılına girerken… Beden Eğitimi Dersini Şeytan İşi Gören 'Ortaçağ Zihniyeti'
Amatör Spor Kulüpleri Örgütlenmesi ve Sporda Demokrasi
Sporu zorunlu hale getiren vizyoner bir lider; Mustafa Kemal Atatürk
 1  2  3      Sonraki >>

Copyright SPORBOX - 2018 | admin
bilgi@sporbox.net
Sporbox.net web sitesinde yer alan tüm yazılar bilgilendirme amaçlıdır. Yorumlarda yer alan içerik yazarların kendi görüşleri olup; sitenin genel görüşünü yansıtmamaktadır. Bu sayfalarda yer alan bilgilerdeki hatalardan, eksikliklerden ya da bu bilgilere dayanylarak yapılan işlemlerden doğacak her türlü maddi/manevi zararlardan ve üçüncü kişilerin uğrayabileceği her türlü zararlardan dolayı sporbox.net sorumlu değildir

Hit : 69461349 | Dün : 51816 | Bugün : 1618
Livanet Professional Design