'BAŞARI İÇİN EKİP RUHU ŞART'

6/15/2015 5:16:41 PM

 

Bayan basketbolunda bir ekol olarak sayısız şampiyonluklara imza atıp, Avrupa’da ilk kez final oynayan, unutulmaz yıldızları Türk basketboluna kazandıran Botaşspor efsanesini yaratan, bilgi-birikimi ile tarihe geçen efsane menajer…

 

Botaşspor’da görev almanız nasıl oldu. O dönemlerde kimlerle birlikte çalıştınız?

1992- 93 sezonunda yapılan seçimlerde Başkanımız Erdoğan Ocaklı tarafından yönetime alındım..

O tarihten itibaren 2004 yılına kadar Botaşsporʼda genel menajerlik yaptım.

Bu arada hizmet eden Erdoğan Ocaklı, Aşkım Volkan, Fatih Şen, Asım Kafkas, Selçuk Coşkun, Hüseyin Kılavuz, Gürhan Ünal başkanlarıma sonsuz teşekkür ediyorum..

Ceyhun Yıldızoğlu ile birlikte çalışmamın yanı sıra, Mehmet Can Öztürk, Fırat Bozkurt,Olcay Orak, Atilla Keskin gibi önemli isimlerle çalıştım..

Uzun yıllar ülke basketboluna unutulmaz hizmetlerde bulunduk. Bu büyük hizmetleri yaparken bir ekip çalışmasında bulunduk. Bugünkü Botaşsporʼun yaratılmasında Tahsin Alboğa, Abdullah Onuk, Selçuk Boydak, Haki Buhari, Halim Kılıç, Ata Ezici gibi birçok arkadaşımızla birlikte iyi bir ekip, iyi bir aile olmuştuk. Kararlarımızı hep birlikte alır ve her zaman arkasında dururduk.

Büyük bütçeli rakiplere karşı  nasıl mücadele ederek başarılı oldunuz?

Başarılarımızın anahtarı her zaman ekip ruhu olmamız olmuştur.

600 kişinin çalıştığı resmi bir kurum olan Botaşsporʼda hiçbir zaman asla para sorun olmamıştır. Önemli olan büyük bütçeler ile başarı elde etmek değil, güzel şeyler yapabilmektir.

Başarımızın tek kaynağı şartlar ne olursa olsun herkes yönetimin kararı arkasında durmasını biliyordu. Botaşʼın

yaratılmasının en büyük nedeni birlik beraberlik ruhuydu.

 Bizim dönemimizde kapanma sorunu yaşandı. O dönemlerde Ak Parti İl Başkanı Abdullah Doğruʼya bir dosya

takdim etmiştim. Kendisi sağ olsun bizlerle çok yakından ilgilenmişti. Bu destekler sonrasında devam kararı çıkmıştı. Bizler sadece Botaşsporʼda basketbol oynatmadık. Biz Türk halkının, Türk gencinin nasıl olmasının gerektiğini öğrettik. Gençliğe spor sevgisini ve ruhunu aşıladık.

Ülkesini ve vatanının seven bir gençliğin yaratılmasına sebep olduk..Görev yaptığım 15 yıllık süre içerisinde her zaman Botaşspor için kalbim çarptı.

Yıllarca görevde bulunduğunuz Botaşspor dışında da görev yapma düşüncesi nereden aklınıza geldi?

Görevi bıraktıktan sonra basketbola nokta koymuştum. Ama değerli Ceyhan Belediyespor Başkanı Hüseyin Sözlüʼnün isteği üzerine geri dönmek zorunda kaldım. Sayın Sözlüʼnün

Tarsus takımını lige çıkartmamız için ricada bulunması beni geri dönüşe zorladı.

Orada iyi bir ekip kurarak başarıya yakaladık ve Tarsus Belediyespor Takımını ilk kez Birinci Ligʼe çıkarttık. Tarsus çok önemli bir kent, Başkan Burhanettin Kocamaz işini ve halkını çok seviyor. Kısa sürede çok aşama kaydettiler. Bu süre içerisinde 2 tane spor salonu birden yaptılar. Bana göre gerek spor sevgisi gerekse mükemmel potansiyeli ile Tarsus bir spor kenti olabilecek görüntüdedir. Ardından bir bölgesel lig takımında menajerlik görevinde bulundum. Adanaʼda 2 tane bayan basketbol takımı olmasına karşılık mutlaka bir erkek takımının olması gerekiyor. Ceyhan ve Botaş takımları iyi bir kadro oluşturarak uzun süre elde edilemeyen şampiyonluklarda bedre varım demelidir. Ceyhanʼın kurulması Botaş tesislerinde olurken, Mersin ve Tarsusʼun kurulması bizlerin yardımı ile olmuştur. Federasyon nezdinde bizler güçlü olmalıyız, en az birkaç adamımız olmalıdır. 11 takımlı ligimizin 4 takımı Çukurovaʼda olmasına karşılık ne yazık ki iyi temsil edilemiyoruz.

Seçim dönemlerinde daha dikkatli davranarak mutlaka yönetime temsilcimizi sokmalıyız.

Yıllarca görev yaptığınız bayan basketbolunda unutulmaz ilk 5’i kimlerden seçerdiniz?

Görev yaptığım 15 yıllık süre içerisinde birçok oyuncu ile çalışma fırsatı buldum.

Unutulmayan ilk 5 olarak Botaşsporʼun Avrupaʼda ilk final oynayan kadrosu olarak Aylin, Dilek, Aynur, Didem, Arzu diye sayabilirim.

Çünkü o çocuklarımız o günün şartlarında büyük özveri ile bunu başarmışlardı.

Bugün ise Esmeral, Birsel, Işıl, Yasemin ve Nevriyeʼden oluştururdum.

Genel Menajer olarak görev yaptığınız yıllarda en büyük rakibiniz kimdi?

Basketbol adına üzerimi e düşeni her zaman yaparız. Basketbol dan asla para kazanmadık. Biz basketbol ile var olduk, basketbol bizim için bir hayat felsefesidir. Adanaʼda mutlak suretle bir erkek takımı olmalıdır.

Erkek takımının kurulabilmesi için bir kurumun bu işi sahiplenmesi gerekir. Fazla transfer yap madan Adanaʼyı Birinci Ligʼde taşıyabilecek oyuncularımız var. Bunun olabilmesi için Büyükşehir veya Seyhan Belediyesiʼnin bunu sahiplenmesi ve gerekeni yapması gerekir. Ligde takımımı zın olmaması büyük kayıptır. İnşallah bir takımımız olur. Bunun için çok büyük bütçelere gerek yoktur, bizler basketbol adına ne gerekiyorsa onu yapmaya hazırız.

 Yönetici olmak büyük fedakâr lık büyük özveri ister. Başarılı olduğumuz yıllarda en büyük rakibimiz olan Fenerbahçe ile bir satranç oyuncusu gibiydik. Sarı Lacivertlilerde menajer Sevgili Murat Yosmaoğlu bir hamle, ardından bir ben hamle yapardık. Tatlı bir rekabet ortamımız vardı o zamanlar.

 Biz bir maçın saatini değiştirebil mek için federasyon yetkilisi ile saatlerce konuşurduk. Biz o gü nün şartları ile yolumuza devam edebilseydik bu gün bir marka olabilirdik.

Ama kapanma sürecinde çok geride kaldık.

Büyük başarılarla dolu unutulmaz bir kariyere sahip bir basketbol adamı olarak ilk aklınıza gelebilecek unutulmaz anınız hangisidir?

Ben önemli insan olmaktan çok önemli ekip olmayı tercih etmişimdir. Benim dönemimde görev yapan isimlerin hizmetleri

asla ödenemez!

Fenerbahçe, Beşiktaş gibi büyük kulüpleri geride bırakarak şampiyonluklar yaşamak çok mu kolay oldu?

Elde edilen bu başarılan ne benim ne de Ceyhun Yıldızoğluʼnundur. Başarılı olabilmek için sabırlı olmak gerekir. Çok şeyler yaşadım, tüm bunları anlatmamla asla bitiremem. Erdemirspor ile oynadığımız final niteliğindeki maç.

Adanaʼda 25 sayıyla yenildiğimiz maç sonrası yolda Ceyhun Yıldızoğluʼna, “Lütfen bir kez olsun maç konuşmayalım”

dedim. Sabah voleybol oynadıktan sonra Erdemirʼde salona çıktığımızda her yer gelin evi gibi süslenmişti. Jülide Sonat ve Nedim Karakaş kupayı vermek üzere oraya getirmişlerdi. Ama biz çıktık aslanlar gibi oynayarak maçı kazandık ve

ardından Adanaʼda şampiyon solduk.

Avrupaʼda Familia Scio ile oynadığımız final sonrasında maçı kaybeden sporcularımızı ağlarken gören rakip takımın

başkanı bize dönerek, “Yaa neden ağlıyorsunuz ki 132 takımdan finale kalan 2 takımdan birisiniz. Sonuçta bir kişi kazanacaktı. Bilsek maçı size verirdik” demesi bizi çok duygulandırmıştı..

Bu maçın ardından Almanyaʼda oynadığımız bir yarı final maçı sonrasında Selçuk Coşkun gözyaşlarını tutamamıştı.

Son 5 dakikada gençlerle oynarken maçı yine de kazanmamızı asla unutamam…

Röportaj: K. Yalçın Göl

               

Sayfayı Yazdır

Gönderen Email Adresi :

Arkadaşınızın Email Adresi :

Yorum Ekle Tüm Yorumları Oku

Okunma Sayısı :3713




Diğer Yazılar

'BAŞARI İÇİN EKİP RUHU ŞART'
KİMSE VAZGEÇİLMEZ DEĞİLDİR!
SPOR BİLİNCİ GELİŞMELİ
ADANA'DA SAHİPLENME DUYGUSU YOK!
ADANA BASKETBOLU KÖTÜ DURUMDA
BASKETBOL BİR KÜLTÜRDÜR
KÖSTEK DEĞİL DESTEK OLMALI
TÜRKİYE'DE BOKSTA ALTYAPI YOK!
'VEFA DUYGUSU ÖNEMLİ DEĞERDİR'
'BU İŞİ SEVİYORUM'
 1  2  3      Sonraki >>

Copyright SPORBOX - 2017 | admin
bilgi@sporbox.net
Sporbox.net web sitesinde yer alan tüm yazılar bilgilendirme amaçlıdır. Yorumlarda yer alan içerik yazarların kendi görüşleri olup; sitenin genel görüşünü yansıtmamaktadır. Bu sayfalarda yer alan bilgilerdeki hatalardan, eksikliklerden ya da bu bilgilere dayanylarak yapılan işlemlerden doğacak her türlü maddi/manevi zararlardan ve üçüncü kişilerin uğrayabileceği her türlü zararlardan dolayı sporbox.net sorumlu değildir

Hit : 51819443 | Dün : 211803 | Bugün : 7572
Livanet Professional Design